BLOG

ZAMANIN PEŞİNDE KOŞMAK.

Zamanın hızla aktığı günlerden geçiyoruz. Sabah yollara düşmemizle, ertesi güne uyanabilmek için gözlerimizi kapatmamız arasındaki süreç saniyelerle ölçülebilecek gibi. Ne zaman hafta ortasına geldik derken bakıyoruz hafta bitmiş bile. Bizim dışımızda seyreden olaylara kendimizi öylesine kaptırmışız ki... Aracımızın lastiklerini değiştirme zamanı geldiğinde algılıyoruz kışın, baharın geldiğini. 

Bedenlerimizde çıkan hastalıklarda farkına varıyoruz hep var olan ama karşılanmayan ihtiyaçlarımızın. Sevdiğimiz bir yakınımızın başına gelen kötü bir olayda anlıyoruz bizler için ne kadar önemli olduğunu... Hani bu uyarılar da olmasa hiçbirinin farkına varamayacağız gibi. Birileri, yaşayacağımız olumsuzluklar hatırlatmadan durmayı başarabilsek oysa. Sabahları işe yetişme telaşesi olmadan mutlulukla kalkıp kahvemizi yudumlayabilsek. İlla da yetişeceksek daha erken uyanıp kendimize sakinlik alanları yaratsak. Sevdiklerimizle daha çok vakit geçirebilsek. Koşullar elvermiyorsa da birlikte olduğumuz anlarda tüm varlığımızla orada olabilsek. Gözlerimiz telefonlarımızın ekranlarında olmadan dinleyebilsek birbirimizi. 

Başkalarının ne düşündüğü değil kendi içimizdeki sesin düşündüklerini duyabilsek, ona göre yaşayabilsek. Yaprakların, doğanın değişen renginden, kokusundan, hareketlerinden anlayabilsek mevsimleri. Sevdiklerimizin, en çok da kendimizin gözlerimize baktığımızda daha hissedebilsek aslında neler anlatmaya çabaladığımızı…

  • Copyright 2023 - Tüm hakları saklıdır.